logoeu

Türkiye'de Kan Transfüzyon Yönetim Sisteminin
Geliştirilmesi İçin Teknik Yardım Projesi
Uluslararası Hasta Kan Yönetimi Sempozyumu

logo

Technical Assistance for Improving the
Blood Transfusion Management System in Turkey
International Patient Blood Management Symposium

Sosyal Program

Canlı Sanal Gezi: Göbeklitepe

11 Ocak 2021 16:45

Moderatörler, Özgür ÖCAL, AB Türkiye Delegasyonu, Program Yöneticisi, Rekabet Edebilirlik ve Yenilik,
Dr. İdil YENİCESU, Proje Takım Lideri

Konuşmacı: Levent Sepici



GÖBEKLİTEPE

TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN TAPINAK: ŞANLIURFA GÖBEKLİTEPE ÖRENYERİ: TARİHİN SIFIR NOKTASI

Yerleşim yeri olarak kullanılmadığı bilinen ve tapınmaya hizmet eden Göbeklitepe, şaşırtıcı anıtsal mimarisiyle 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Türkiye'de de’’ 2019 Göbeklitepe Yılı” ilan edildi. Henüz küçük bir bölümü çıkarılan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihini değiştirdi. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma (kült) merkezi sayılan Göbeklitepe ile dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisi kanıtlandı.

Harran Ovası'na hakim bu tarih öncesi 9 hektarlık yerleşimin sınırlı bir bölümü kazılsa da, sıra dışı bulguları Neolitik Çağ'la ilgili pek çok bilgiyi altüst etti. Şanlıurfa'nın Örencik Köyü yakınlarındaki Göbeklitepe kazılarını 1995'te Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt başlattı ve 2014'deki ölümüne dek 20 yıl sürdürdü.

Göbeklitepe; avcı-toplayıcı yaşamı, tarım ve hayvancılığa geçişi, tapmak mimarisi ve sanatın doğuşunu anlamamıza önemli katkılar sağladı. Varlığını M.Ö. 8 bin dolaylarına kadar sürdürdükten sonra terk edildi. Başka ya da benzer amaçlarla kullanılmadı. Jeomanyetik ölçümlerden elde edilen sonuçlar, daha birçok etkileyici yapının hâlâ höyüğün yüzeyinin altında saklı olduğunu göstermektedir.

Göbeklitepe UNESCO Dünya Mirası sahasındaki 4,000 m²’lik alanı kaplayan iki kalıcı çatı örtüsünün yapımına en büyük finansman destek, Avrupa Birliği (AB) tarafından sağlanmıştır. Göbeklitepe'deki çatı inşaatı, AB tarafından 7.7 milyon Avro eş finansmanla desteklenen ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan "Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor" Projesinin bir parçası olarak gerçekleştirilmiştir. Bu yapılar kazı alanındaki anıtları ağır hava şartlarından korumakla kalmamakta, aynı zamanda ziyaretçiler için arkeolojik kalıntılara eşsiz bir erişim deneyimi sağlamaktadır.








DÜNYANIN EN ESKİ İNANÇ MERKEZİ

Göbeklitepe'deki en ilginç buluntular, boyu 6 metreyi, ağırlığı 40 tonu bulabilen 'T' formlu anıtsal dikilitaşlardır (Steller). Bu gizemli dikilitaşların 10-12 tanesi dairesel planda dizilerek araları taş duvarlar ile örülmüştür. Ortadaki bir çift karşılıklı büyük dikilitaş ile çevresindeki dikilitaşlar yuvarlak ya da oval kapalı mekânlar oluşturur. Kazılar neticesinde bu mekanların altı tanesi ortaya çıkarılmış olsa da jeomanyetik ölçümlerle bu mekanların 20'yi bulduğu biliniyor.

Dikilitaşların çoğunda insan, hayvan ya da soyut semboller var. Taşa işlenen bu en eski rölyeflerin yanı sıra üç boyutlu hayvan kabartmalarına da rastlanıyor. Gövdesinde el, kol ve parmak motifleri bulunan dikilitaşlarsa stilize insan heykelleri olarak yorumlanıyor. Karşılama bölümünden kazı alanına servislerle bir dakikada ulaşılıyor. Girişteki animasyon ve bilgilendirmeler kaçırılmayacak türden. A,B,C ve D olarak bölümlendirilen kazı alanı, yürüyüş gezi güzergahı ile çevrilmiş ve üstü kapatılmıştır.

Kaynak: https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=SGT01&DistId=SGT





Bu web sitesi Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mali katkısıyla hazırlanmıştır. Bu sitenin içeriğinden yalnızca GOPA Konsorsiyumu sorumludur ve bu içerik hiçbir şekilde Avrupa Birliği veya Türkiye Cumhuriyeti'nin görüş ve tutumunu yansıtmak durumunda değildir.