logoeu

Türkiye'de Kan Transfüzyon Yönetim Sisteminin
Geliştirilmesi İçin Teknik Yardım Projesi
Uluslararası Hasta Kan Yönetimi Sempozyumu

logo

Technical Assistance for Improving the
Blood Transfusion Management System in Turkey
International Patient Blood Management Symposium

DR. GILLES FOLLEA

DR. GILLES FOLLEA Sunum: Perioperatif Aneminin Önemi
1

SORU: Intravenöz immunglobin tedavisinden sonra hastalık bulaşı sıklığı nedir (hepatit b,hepatit c, AIDS v.b) IVIG KULLANIMI NE KADAR GÜVENLİ?

CEVAP: Uzun zamandan beri (en az 20 yıldır), bilimsel literatürde IV IG kullanımı sonucu bildirilen hastalık bulaşı vakası yoktur. Her ne kadar kan kaynaklı bir üründen bulaşı olasılığı hiçbir zaman tamamen engellenemese de, intravenöz immünoglobulin tedavisinden sonra hastalık bulaşı sıklığının son derece düşük olduğu düşünülmelidir. Bu nedenle, şu anda IV IG kullanımının güvenli olduğu kabul edilebilir.

2

SORU: Perioperatif anemiyi tedavi etmek ne kadar sürer? Ortalama zaman ne kadardır? Perioperatif anemi tedavisi için elektif cerrahiyi ne kadar süre erteliyorsunuz?

CEVAP: Mümkün olduğunda, perioperatif anemiyi uygun şekilde yönetmek için en az 4 haftaya ihtiyaç vardır. Ancak, bunun mümkün olmadığı durumlarda (örneğin, hastanın daha kısa sürede ameliyata ihtiyacı olması, hastane organizasyonu), demir eksikliği olan anemik hastaları ameliyattan bir gün öncesine kadar IV demir ile tedavi etmek, anemiyi düzeltebilir ve ameliyat sonrası dönemde hastaların sonuçlarını iyileştirebilir.

3

SORU: Kronik Böbrek Yetmezliği, son dönem böbrek yetmezliği hastasında, hospitilizasyon aşamasında, preoperatif anemi yönetimi nasıl olmalıdır?

CEVAP: Son dönem kronik böbrek yetmezliği (KBY) olan bir hastada preoperatif aneminin yönetimi ile ilgili olarak, hastanede kalış evresinden önce, sırasında ve sonrasında, kronik böbrek hastalığı anemisine ilişkin güncel yönergeler dikkatle takip etmelidir. Bu çok özel bir konu olduğu için anestezistler ve nefrologlar arasında işbirliği gereklidir. Bu, hasta kan yönetiminin gerektirdiği multidisipliner yaklaşımın bir başka örneğidir. Bununla birlikte, son dönem KBY olan hastalarda HKY yaklaşımı ile ilgili kanıtlar bilimsel literatürde hala sınırlıdır.

DR. GILLES FOLLEA Sunum: Fransa HKY Uygulamaları
1

SORU: Preoperatif demir tedavisi öncesi hangi rutin testleri talep ediyorsunuz?

CEVAP: Fransa Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım Dernekleri tarafından, kanaması olmayan hastalarda anemiyi tespit etmek ve yönetmek için önerilen rutin testler, demir tedavisine karar vermek de dahil olmak üzere şöyledir: kan sayımı (hemoglobin konsantrasyonu, ortalama eritrosit korpüsküler hacmi, retikülositler), serum ferritin, transferrin satürasyonu, kreatinin ve C-reaktif protein.

2

SORU: Kan tranfüzyonu standardı olmalı ancak bunun Hekim uygulamasına göre değişmesini konusunda ne düşünüyorsunuz?

CEVAP: Bu, kan transfüzyon standartlarının ve HKY standartlarının pratikte nasıl uygulanacağına dair temel bir sorudur. Bilimsel literatürde de gösterildiği gibi, artan kanıt (yayınlanmış bilimsel araştırma) ve bilginin (HKY Rehberleri) bulunabilirliğine rağmen, bu kanıt ve bilginin etkin bir şekilde günlük uygulamaya dönüştürülmesi çaba gerektirir. HKY uygulaması yolunda sık karşılaşılan engeller şunlardır: i) Hastana yönetimi de dahil olmak üzere hastanenin kilit paydaşlarından destek eksikliği; ii) Yeni ek görevler için uygun zaman gibi bulunmaması gibi kişisel faktörler, hekimlerin mevcut bireysel uygulamalarına kıyasla HKY’nin etkinliğine olan sınırlı güven; iii) Bağlamla ilgili faktörler (örneğin, bir ulusal HKY programı geliştirmeye yönelik siyasi istekliliğin olmaması). HKY’nin uygulanması yolundaki bu tür engeller değerlendirilmeli ve bunlarla başa çıkma metodları, herhangi bir HKY programının önemli bir başarı faktörü olarak görülmelidir.

3

SORU: Kan imha oranlarını en aza indirmek için hastaneler arası kan bileşimi alışverişi yapılıyor mu?

CEVAP: Fransız yönetmeliğine göre, hastaneler arasında kan bileşenleri (KB) alışverişi yapılamaz. KB değişimleri, yalnızca Fransa Kan Kuruluşu (EFS) tarafından, kendi merkezleri arasında gerçekleştirilebilir. Fransa'da kan temini ulusal olarak EFS tarafından izlenmekte ve koordine edilmektedir. EFS bölge merkezleri, Paris bölgesindeki hastalar için daha yüksek kan bileşenlerinin ihtiyaçlarını hesaba katarak (popülasyona kıyasla), haftalık olarak EFS Paris bölge merkezine eritrosit konsantreleri tedarik etmektedir. Her EFS kan bankasındaki kan bileşeni envanteri, tüm EFS merkezleri tarafından paylaşılan ortak göstergelerle günlük olarak izlenir. Bu, hem ulusal hem de bölge içi düzeylerde eksik olan kan bileşenlerinin kısa zamanda gönderilmesini organize etmeye izin verir. Bu aynı zamanda, kan ve kan bileşenlerinin hem niceliksel hem de niteliksel olarak (örneğin nadir kan grupları) hastaların kullanımına göre ayarlanmasının temelidir. Sonuç olarak, uzun zamandan beri kan bileşeni sıkıntısı yaşanmazken, kan bileşeni imha oranları da (son kullanma tarihi geçmiş bileşenler de dahil) düşüktür. 2015'ten bu yana %1'in altındadır. (2019'da% 0,81).

4

SORU: Yoğun bakım hastalarında özellikle kronik süreçte takip edilen hastalarda laboratuar tetkikleri için alınan kan tetkikleri sonrasında meydana gelen aneminin önlenmesi için öneriniz nedir? Fransa nın bu konudaki hassasiyeti nedir acaba?

CEVAP: Fransa Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım Dernekleri, kritik bakımda anemi ve transfüzyon insidansını azaltmak için kan alımını (hacim ve sayısı) azaltma stratejisinin uygulanmasını önermektedir. Önerilen stratejinin farmakolojik olmayan başlıca araçları: i) pediyatrik tüplerin kullanılması; ii) kan koruma cihazlarının kullanılması; iii) invazif olmayan izleme veya mikro örnekleme ile bakım noktası testi; iv) gereksiz laboratuvar testlerini yapmamak.

5

SORU: Preoperatif hazırlıkta serum demirini ve ferritini rutin olarak kontrol ediyor musunuz?

CEVAP: Maalesef (kendi düşünceme göre) hayır. Şu anda, bu konu için protokoller oluşturmuş birkaç hastanenin dışında, preoperatif hazırlıkta serum demirinin ve ferritinin kontrol edilmesi her klinisyenin kendi kararına bağlıdır.

6

SORU: Fransa’da hemovijilans sürecinde karşılaşılan en sık sorun nedir?

CEVAP: Fransa'da 1993 yılında geliştirilen hemovijilans sistemi, verimli bir elektronik beyanname sistemi, kan bileşenlerinin uzun zamandan beri yaklaşık  %99 oranında izlenebilirliği ve her yılsonu hazırlanan yıllık raporlar yolu ile bugüne kadar tatmin edici bir şekilde çalışmaktadır. Buna ek olarak, Fransız hemovijilans verileri, iyileştirme önlemlerini tartışmak, belirlemek ve yaymak için Fransa ilaç ajansı (ANSM) başkanlığındaki iki bilimsel komite tarafından düzenli olarak analiz edilmektedir. Bir sorun olarak belki, Fransa'da hemovijilans paydaşlarının HKY'ye yeterli olarak odaklanmamasını sayabiliriz ve bu da HKY uygulamasının Fransa'da gözlemlenen yavaşlığına katkıda bulunmaktadır. Gelecekte, hemovijilans paydaşlarının HKY'ye daha fazla katılımı muhtemelen Fransa'da HKY uygulamalarının yaygınlaşmasına yardımcı olacaktır.


Bu web sitesi Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mali katkısıyla hazırlanmıştır. Bu sitenin içeriğinden yalnızca GOPA Konsorsiyumu sorumludur ve bu içerik hiçbir şekilde Avrupa Birliği veya Türkiye Cumhuriyeti'nin görüş ve tutumunu yansıtmak durumunda değildir.